Doğumundan itibaren çocuk gelişiminin en temel yapıtaşı şüphesiz öğrenme yaşantılarıdır. Öğrenme süreci duyguları, davranışları ve kendini ifade etme becerilerini içerir. Aileden gelen bütün mesajlar, anne ve baba ile kurulan bağ, ilk arkadaşlıklar, kreş ve anaokulu yaşantıları ile çocuklar öğrenmeye devam ederler. Bazen aileler anlatarak, öğütleyerek öğretmeye çalışırlar, bazen de çocuklarına başkalarının başına gelenleri anlatarak öğretirler… Ya da öğrettiklerini düşünürler.
Çocuklarda kalıcı öğrenmeyi sağlamak için neler yapılabilir sorusunun cevabı belki de büyüklerimizin yaptığı bir miktar acımasızca olan ‘sobaya elini değdirme’ örneği olabilir. Burada yapılan şey çocuğun deneyimleyerek öğrenmesi ve o öğrenmeyi unutmaması olarak tarif edilebilir. Peki günümüz eğitim anlayışında kalıcı öğrenme yaşantıları nasıl geliştiriliyor? Yaratıcı drama yöntemleri bu soruya cevap olarak verilebilir.
Bir çocuk için vazgeçilmez bir unsur olan “oyun”, dramanın çıkış noktasıdır. Oyunların çeşitliliği ve çok yönlülüğü çocukların yaşantılarını zenginleştirir. Oyun oynarken; özgürlüğü hissederler, kurallarını kendileri koyarlar ve ‘öyleymiş gibi’ yaparak kendilerini yansıtırlar. Zaman istedikleri gibi olabilir, 6 yaşında bir babaanne ya da 7 yaşında bir astronot olabilirler. Bu davranışlar çocukların hayal güçlerini ve özgün üretim becerilerini geliştirir.
1921’de John Dewey’in çocuk merkezli eğitim anlayışı ve oynayarak davranış geliştirme, bireyi edilgenlikten kurtaran, bireyin kendisini ifade etmesine olanak sağlayan etkin bir oyun alanı doğuruyordu. Üründen ya da sonuçtan çok, sürece önem verilen bu yaklaşımda, yola çocuk oyunlarından çıkılmıştır.
Okullarda verilen drama eğitiminin temel niteliklerinden bahsederken aslında oyunun ya da canlandırmaların tiyatrodan farklı olduğunu belirtmek gerekir. Drama çalışmalarında çocuklar farkında olmadan kendileriyle ilgili çok şey anlatırlar. Davranışları doğru değerlendirebilen eğitmenler çocukla ilgili avantajları, riskleri ve geliştirilebilecek yönleri iyi analiz ederler.

Yaratıcı Drama Nedir?
İnci San yaratıcı dramayı şöyle tanımlar:
Yaratıcı drama; doğaçlama, rol oynama gibi tiyatro ya da drama tekniklerinden yararlanılarak, grup çalışması içinde, bireylerin bir yaşantıyı, olayı, fikri, kimi zaman bir soyut kavramı ya da bir davranışı, eski öğrenme yaşantılarının yeniden düzenlenmesi yoluyla; gözlem, deneyim, duygu ve yaşantıların değerlendirildiği ‘oyunsu’ süreçlerde anlamlandırması, canlandırmasıdır. Ancak, yaratıcı eğitsel drama çalışmaları tiyatro yapmak ve oyunculuk değildir.

Eğitimde Yaratıcı Dramanın Önemi
– Farkındalık kazandırır,
– Bağımsız düşünmeyi sağlar,
– İş birliği yapabilme özelliğini geliştirir,
– Sosyal ve psikolojik duyarlılık yaratır,
-Dört temel dil becerisini (konuşma, dinleme, okuma, yazma) geliştirir,
-Sözel olmayan iletişimin öğrenilmesini sağlar,
-Yaratıcılık ve estetik gelişimi sağlar,
-Etik değerlerin gelişmesine olanak sağlar,
-Kendine güven duyma, karar verme becerilerinin gelişmesini sağlar,
-Kaslarını hareket ettiren yeni yöntemleri bulmayı, denemeyi ve bedenini çok yönlü geliştirmeyi sağlar,
-Hata yapma korkusu olmaksızın yeni davranışlar geliştirmeyi sağlar,
-Duygunun sağlıklı ve kontrollü boşalmasına olanak verir,
-Kendini tanımayı sağlar,
-Kendini ifade etmede güven kazandırır,
-Bilgiye ulaşmaya ve onu kullanmaya istekli duruma getirir,
-Empati becerisini geliştirir,
-Atılganlık ve sosyal beceri gelişimini sağlar,
-İletişim kurma becerisini geliştirir,
-Problem çözme becerisini geliştirir.
Yaratıcı dramanın etkilerinden bahsederken genellikle çocuklar ve ergenler üzerinden örneklendirmeler yapılıyor olsa da yaratıcı drama yetişkinler için de davranış değiştirme ve geliştirme yöntemi olarak sıklıkla tercih edilebilecek bir uygulama alanıdır.
Psk. İpek KARAMAN
Evlilik ve Aile Danışma
2018

© 2017 - by Play Medya

Randevu Telefonumuz        0 362 438 63 25