Çoğu evli birey için genellikle beklenen bir durum olan çocuk sahibi olmak, bazen kadın ve / veya bazen erkek kaynaklı fiziksel sorunlarla ya da belirlenemeyen nedenlerle gerçekleşmeyebilir. Çoğu birey evlendikten sonra mutlu olunacağı üzerine sayıtlılar oluşturduğu gibi istediğinde çocuk sahibi olunacağını öngörmektedir. Ancak bazen bu durum söz konusu olmayıp, çocuk sahibi olmak/ebeveyn olmak o kadar da kolay olmamaktadır.

İnfertilite, hamileliğe odaklı olarak çiftin düzenli olarak bir yıl boyunca korunmaksızın, düzenli cinsel birleşme yaşamasına karşın gebeliğin gerçekleşememesi durumudur. İnfertil tanısı almış olmak bireysel bir sorun değil, çift sorunudur. İnfertil tanısı almış olma ve getirdiği tedavi süreci kültürel, sosyal, ekonomik gibi pek çok alanda zorluklar getirmekle birlikte hem bireysel alanda, hem de çift ilişkisinde güçlüklere ve pek çok değişime sebep olabilmektedir. Ayrıca sağlık sorunu olmakla birlikte kişilerin/çiftlerin mahrem olarak gördüğü özel alanlarına yönelik olması da süreci zorlaştırmaktadır. Bireysel farklılıklar olmakla birlikte zaman içerisinde süreç bireylere ve çiftlere ek stresler getirebilmektedir.

İnfertilite ve psikolojinin temel alındığı pek çalışma stresin infertilite üzerinde etkilerine ve infertilitenin psikolojik etkilerine değinmektedir. Yurtdışında pek çok ülkede medikal tedavi sürecine paralel olarak bireylerin psikolojik destek hizmetlerinden yararlanması yasal çerçevede sağlanmaktadır. Ancak ülkemizde böyle bir yasal zemin yer almamaktadır.

Oysaki bireylerin -fizyolojik açıdan kontrollerinin sınırlı olduğu bu durum karşısında- yaşamlarının diğer alanlarında kontrol sahibi olabildiklerini fark etmeleri, kendilerine bireysel olarak çeşitli hedefler oluşturabilmeleri, yaşamı ve üretkenliği yeniden anlamlandırabilmeleri algıladıkları stres düzeyini azaltmaya ve daha etkin başetme yolları kullanmalarına, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmelerine olanak sağlayabilir. Ayrıca psikolojik destek süreçleri bireylerin tedaviye katılımına, devamlılığına ve tedavi sürecinin gereklerine uymalarına katkı sağlayacak, tedavi sonucunun stres kaynaklı olarak olumsuz etkilenmesini önleyebilecektir. Yaşamdaki krizler nasıl ki bizlere büyüme ve gelişme fırsatı sağlayabiliyor ise bireyin infertil olması da birey ve çiftlere pozitif katkı sağlayabilir. Bu açıdan bireylerin ve/veya çiftlerin psikolojik destek hizmetlerinden yararlanması önem kazanmaktadır.